SCIENCE’DAN KORKUTAN UYARI
SCIENCE’DAN KORKUTAN UYARI
Dünyanın en saygın bilim dergilerinden Science’ta yayımlanan uluslararası araştırma, Marmara’daki fay kırılmalarının sistematik olarak İstanbul yönüne (doğuya) ilerlediğini ortaya koydu. Araştırma, Yalova’nın tamamını kapsayan Armutlu Yarımadası’nın deprem sırasında en yüksek yer hareketlerinden etkilendiğini ve bölgede ciddi bir gerilim birikimi olduğunu tespit etti.
Marmara Denizi’nin altındaki deprem dinamiklerine ilişkin bugüne kadar elde edilen en önemli bilimsel bulgulardan biri, uluslararası bir araştırmayla gün yüzüne çıktı. Dünyanın en prestijli bilimsel yayınlarından Science dergisinde yayımlanan çalışma, Kuzey Anadolu Fay Hattı'nın (KAF) Marmara segmentindeki davranışına dair korkutan veriler sundu. Almanya Yer Bilimleri Araştırma Merkezi (GFZ), Türkiye ve farklı ülkelerden bilim insanlarının ortaklaşa yürüttüğü devasa araştırmanın sonuçları, Yalova'nın üzerinde bulunduğu Armutlu Yarımadası’nın deprem mekanizmaları açısından son derece kritik ve riskli bir konumda olduğunu bir kez daha kanıtladı. 2006-2023 yılları arasında meydana gelen 2 bin 242 depremin, AFAD ve Kandilli Rasathanesi verileri kullanılarak analiz edildiği çalışmada, 46 binden fazla P dalgası ve 45 binden fazla S dalgası incelenerek kırılma mekanizmaları yeniden hesaplandı.
Araştırmanın en dikkat çekici ve alarm verici sonucu, hem 2019 Silivri depreminde hem de 2025 yılında meydana gelen 6.2 büyüklüğündeki depremde, fay kırılmasının ağırlıklı olarak doğuya, yani İstanbul yönüne doğru sistematik bir şekilde ilerlediğinin belirlenmesi oldu. Bilim insanları; deprem dalgalarının ilk hareketleri, yer hareketi kayıtları ve artçı deprem dağılımlarını birlikte değerlendirerek kırılmanın bu tehlikeli ilerleyişini tescilledi. Bu durum, deprem enerjisinin KAF’ın doğu segmentlerine doğru taşındığını net bir şekilde ortaya koyuyor.
Araştırmanın doğrudan Yalova’yı ilgilendiren ve kenti deprem hazırlıklarında öncelikli konuma getiren en önemli bölümü ise yer hareketlerine ilişkin veriler oldu. AFAD’ın güçlü yer hareketi istasyonlarından elde edilen kayıtlar incelendiğinde, deprem enerjisinin doğuya doğru taşındığı ve Marmara Denizi’ndeki kırılmalar esnasında en yüksek yer hareketlerinin İzmit, Kocaeli ile birlikte Yalova’nın tamamını kapsayan Armutlu Yarımadası yönünde görüldüğü belirlendi. İzmit Körfezi ile Gemlik Körfezi arasında stratejik bir konumda yer alan ve Yalova’nın yanı sıra Kocaeli’nin Karamürsel, Gölcük ile Bursa’nın Gemlik, Orhangazi ilçelerinin bir bölümünü de içine alan Armutlu Yarımadası, deprem sırasında sismik enerjinin odaklandığı ve en şiddetli sarsıntıların hissedildiği bölge olarak öne çıkıyor.
Araştırmacılar, Coulomb Gerilim Analizi yöntemiyle deprem sonrası fay üzerindeki gerilim değişimlerini de titizlikle hesapladı. Elde edilen verilere göre; 2025 yılında meydana gelen 6.2 büyüklüğündeki depremin ardından fay hattı üzerinde yaklaşık 0,2 megapascal ek gerilim oluştu. Bu gerilim artışının, Marmara Denizi altındaki ana fayın en kritik bölümlerinden biri olan Kumburgaz Segmenti'nin doğu ucu ile Avcılar Segmenti'nin batı ucunun birleştiği yaklaşık 10 kilometrelik dar alanda yoğunlaştığı tespit edildi. Aynı bölgede artçı depremlerin kümelenmesi de gerilim artışı hesaplarını doğrulayan en somut bulgu olarak kayda geçti.
Science’ta yayımlanan bu devasa çalışma, deprem dalgalarının yön analizi, yer hareketi ölçümleri ve artçı deprem dağılımları olmak üzere üç ayrı bilimsel yöntemin aynı sonucu vermesiyle güvenilirliğini en üst seviyeye taşıdı. Bilim insanları, Marmara Denizi altındaki ana fayın kırılmasının doğuya doğru ilerlediğini ve bu sürecin özellikle İstanbul ve Yalova açıklarındaki segmentlerin yakından izlenmesini gerektirdiğini vurguladı. Uzmanlar, bu araştırmanın "Yalova'da büyük deprem olacak" şeklinde yorumlanamayacağını özellikle belirtirken, çalışmanın Yalova’nın da içinde bulunduğu Armutlu Yarımadası’nın deprem sırasında en güçlü yer hareketlerini alabilecek riskli bölgeler arasında yer aldığını bilimsel olarak ispatladığını hatırlatıyor. Bilim insanları, Marmara Denizi’ndeki fay sisteminin davranışının saniye saniye takip edilmesi, yapı stokunun ivedilikle güçlendirilmesi ve deprem hazırlıklarının kararlılıkla sürdürülmesinin hayati önem taşıdığına dikkat çekiyor.
Yalova HABERİ

