ADALAR FAYI BİLİM ADAMLARINI KARŞI KARŞIYA GETİRDİ
ADALAR FAYI BİLİM ADAMLARINI KARŞI KARŞIYA GETİRDİ
Çınarcık Havzası ve Adalar açıklarında meydana gelen mikro depremler, jeologları görüş ayrılığına düşürdü. Prof. Dr. Osman Bektaş hareketliliğin derin kesimlerdeki stres aktarımına işaret ettiğini savunurken, Prof. Dr. Şener Üşümezsoy Adalar fayının ölü bir fay olduğunu ifade etti.
Marmara Denizi Çınarcık açıklarında son günlerde ardı ardına kaydedilen mikro depremler ve sismik hareketlilik, deprem uzmanlarını karşı karşıya getirdi. Çınarcık Havzası’nın doğusundaki Adalar Fayı ile batısındaki Çınarcık Fayı boyunca 10-13 kilometre derinlikte yoğunlaşan sarsıntılar sonrası bilim insanlarından birbirine zıt açıklamalar geldi. Kandilli Rasathanesi’nin güncel verilerine de yansıyan sismik hareketlilik, "Büyük İstanbul depremini tetikler mi?" sorusunu yeniden gündeme taşıdı.
"Silivri depreminin stresi aktarıldı"
Jeolog Prof. Dr. Osman Bektaş, mikro depremlerin odak derinliğine dikkat çekerek 1963 yılındaki 6,3 büyüklüğündeki Çınarcık depremini hatırlattı. Bektaş, 10-13 kilometre derinlikte gözlenen sarsıntıların fayın derin bölümünde "creep" olarak adlandırılan yavaş ve sürekli kayma hareketinin varlığını desteklediğini aktardı. Hareketliliğin olası nedenlerine değinen Bektaş, 2025 yılında meydana gelen 6,2 büyüklüğündeki Silivri depreminin ardından bölgeye gerilim transferi gerçekleştiğine işaret etti. Bektaş, Marmara’daki son hareketliliğin yakından takip edilmesi gerektiğini vurgulayarak fayın derin kesimlerindeki stres değişimine dikkat çekti.
" Adalar fayı ölü bir faydır"
Büyükada açıklarında meydana gelen 2,2 ve 3,0 büyüklüğündeki depremleri değerlendiren Prof. Dr. Şener Üşümezsoy ise meslektaşının aksine yüreklere su serpen bir açıklama yaptı. Sarsıntıların ana Adalar fayı ile bağının bulunmadığını savunan Üşümezsoy, yaşananların ikincil fay sistemlerinden kaynaklandığını belirtti. Depremlerin mekanizmasını açıklayan Üşümezsoy, "Meydana gelen depremler, ana Adalar fayı dediğimiz —ki altını çiziyorum, o yaşlı ve ölü bir faydır— yapı ile bir ilgisi yoktur. Bu depremler, o ana fayı kesen ve güneyden kuzeye doğru ilerleyen ikincil, hatta üçüncül faylar üzerinde gerçekleşmektedir. Bugün yaşanan depremler haritalarımızı birebir kanıtlayan birer olgudur. Adalar’ın güneyindeki bu sarsıntılar; Büyükada’nın iki yanından geçip Dragos’un doğu kenarından kuzeye doğru uzanan ikincil fay sistemlerinin bir sonucudur." diye konuştu.
Yalova HABERİ