"7 VE ÜZERİ DEPREM BEKLENTİSİ BİLİM DIŞIDIR"

GÜNDEM
 

"7 VE ÜZERİ DEPREM BEKLENTİSİ BİLİM DIŞIDIR"

Yer bilimci Prof. Dr. Naci Görür'ün Marmara için yaptığı büyük deprem uyarısının ardından konuşan deprem uzmanı Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, bölgede 7 ve üzeri büyüklükte bir deprem beklentisinin bilimsel temelden yoksun olduğunu iddia etti.
Marmara Denizi'nde beklenen olası büyük depreme ilişkin bilim insanları arasındaki görüş ayrılıkları ve tartışmalar devam ediyor. Yer bilimci Prof. Dr. Naci Görür'ün "Tez zamanda büyük deprem bekliyoruz" şeklindeki açıklaması kamuoyundaki yerini korurken, deprem uzmanı Prof. Dr. Şener Üşümezsoy’dan bu öngörülere itiraz geldi. Sosyal medya hesabı üzerinden bir video yayımlayan Üşümezsoy, büyük deprem beklentisine yönelik senaryoların hangi faya ve hangi verilere dayandığının net şekilde açıklanması gerektiğini belirterek, yapılan bazı değerlendirmeleri bilim dışı olarak nitelendirdi. Ereğli ve Silivri açıklarında meydana gelen küçük ölçekli depremlerin büyük bir sarsıntının habercisi olarak yorumlanmasının doğru olmadığını savunan Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, Marmara'nın zemin yapısına ve fay hareketlerine dikkati çekti. 1912 yılında Marmara Adası açıklarında kırılan fayın "krip" olarak adlandırılan yavaş kayma hareketi yaptığını öne süren Üşümezsoy, bu özel hareket nedeniyle bölgede büyük bir enerji veya stres birikmediğini, dolayısıyla görülen küçük sarsıntıların büyük bir felaketin öncüsü sayılamayacağını ifade etti.  "Riskli bölüm 23 Nisan’da kırıldı" Yaklaşık 20 yıldır aynı bilimsel değerlendirmeleri sürdürdüğünü ve tahminlerin mutlaka somut verilere dayanması gerektiğini vurgulayan Üşümezsoy, "23 Nisan'da meydana gelen 6,2 büyüklüğündeki deprem Silivri-Kumburgaz fay segmentinde gerçekleşti. 2019 yılındaki 5,7 büyüklüğündeki depremle birlikte orta Marmara'daki bazı fay segmentleri zaten kırıldı. Bu bölgede kalan bazı kesimlerde stres bulunabilir ancak buralarda yaşanabilecek olası depremler en fazla 5,5 ile 6 büyüklüğü arasında olur. Bu durum, iddia edildiği gibi 7 ve üzeri büyüklükte bir deprem yaşanacağı anlamına gelmemektedir. Büyükçekmece ile Yeşilköy arasında deprem üretecek aktif bir fay bulunduğu yönündeki değerlendirmelere de katılmıyorum. 23 Nisan depremi sonrasında oluşan artçı sarsıntılar da bu görüşümü destekliyor. Ayrıca Adalar Fayı'nın da büyük deprem üretecek aktif bir yapısı yoktur. Ben Avcılar ve Adalar fayı iddialarını kabul etmiyorum." diye konuştu.  Marmara Denizi'nde deprem riski taşıyan asıl kesimin Silivri Çukuru ile Ereğli açıklarındaki fay segmentleri olduğunu belirten Üşümezsoy, kamuoyunda sıklıkla dile getirilen felaket senaryolarının kendi bilimsel çalışmaları ve görüşleriyle örtüşmediğini sözlerine ekledi.
Yer bilimci Prof. Dr. Naci Görür'ün Marmara için yaptığı büyük deprem uyarısının ardından konuşan deprem uzmanı Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, bölgede 7 ve üzeri büyüklükte bir deprem beklentisinin bilimsel temelden yoksun olduğunu iddia etti.

Marmara Denizi'nde beklenen olası büyük depreme ilişkin bilim insanları arasındaki görüş ayrılıkları ve tartışmalar devam ediyor. Yer bilimci Prof. Dr. Naci Görür'ün "Tez zamanda büyük deprem bekliyoruz" şeklindeki açıklaması kamuoyundaki yerini korurken, deprem uzmanı Prof. Dr. Şener Üşümezsoy’dan bu öngörülere itiraz geldi. Sosyal medya hesabı üzerinden bir video yayımlayan Üşümezsoy, büyük deprem beklentisine yönelik senaryoların hangi faya ve hangi verilere dayandığının net şekilde açıklanması gerektiğini belirterek, yapılan bazı değerlendirmeleri bilim dışı olarak nitelendirdi.
Ereğli ve Silivri açıklarında meydana gelen küçük ölçekli depremlerin büyük bir sarsıntının habercisi olarak yorumlanmasının doğru olmadığını savunan Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, Marmara'nın zemin yapısına ve fay hareketlerine dikkati çekti. 1912 yılında Marmara Adası açıklarında kırılan fayın "krip" olarak adlandırılan yavaş kayma hareketi yaptığını öne süren Üşümezsoy, bu özel hareket nedeniyle bölgede büyük bir enerji veya stres birikmediğini, dolayısıyla görülen küçük sarsıntıların büyük bir felaketin öncüsü sayılamayacağını ifade etti.
 "Riskli bölüm 23 Nisan’da kırıldı"
Yaklaşık 20 yıldır aynı bilimsel değerlendirmeleri sürdürdüğünü ve tahminlerin mutlaka somut verilere dayanması gerektiğini vurgulayan Üşümezsoy, "23 Nisan'da meydana gelen 6,2 büyüklüğündeki deprem Silivri-Kumburgaz fay segmentinde gerçekleşti. 2019 yılındaki 5,7 büyüklüğündeki depremle birlikte orta Marmara'daki bazı fay segmentleri zaten kırıldı. Bu bölgede kalan bazı kesimlerde stres bulunabilir ancak buralarda yaşanabilecek olası depremler en fazla 5,5 ile 6 büyüklüğü arasında olur. Bu durum, iddia edildiği gibi 7 ve üzeri büyüklükte bir deprem yaşanacağı anlamına gelmemektedir. Büyükçekmece ile Yeşilköy arasında deprem üretecek aktif bir fay bulunduğu yönündeki değerlendirmelere de katılmıyorum. 23 Nisan depremi sonrasında oluşan artçı sarsıntılar da bu görüşümü destekliyor. Ayrıca Adalar Fayı'nın da büyük deprem üretecek aktif bir yapısı yoktur. Ben Avcılar ve Adalar fayı iddialarını kabul etmiyorum." diye konuştu. 
Marmara Denizi'nde deprem riski taşıyan asıl kesimin Silivri Çukuru ile Ereğli açıklarındaki fay segmentleri olduğunu belirten Üşümezsoy, kamuoyunda sıklıkla dile getirilen felaket senaryolarının kendi bilimsel çalışmaları ve görüşleriyle örtüşmediğini sözlerine ekledi.

Yalova HABERİ

Habere ifade bırak !
Habere Ek Video
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.